Tahmini okuma süresi: 3 dakika

Bu aralar sağda solda Cadılar Bayramı partisi afişlerini, reklamlarını görüyorsunuzdur. Cadılar Bayramı kapıda. 31 Ekim.  Yaşasın!!! En yırtık pırtık elbiselerimizi giyelim, suratımızı çarpık çurpuk boyayalım, hatta evde bir yerlerde “ Chucky” veya “I know what you did last summer” maskesi varsa süper, onu da takar, partilerden birine gider zıbarıncaya kadar içeriz. Ertesi gün de kafa beton gibi kalkarız. Bir cadılar bayramını daha devirmiş oluruz.

Tamam devir güzel kardeşim de, biliyor musun bu senin dut gibi olduğun parti nedir? Neyi kutluyorsun acaba?

Ben bu aralar bu işin merkezindeyim. İngiltere. Bu işin orijinin çıktığı yer olarak kopmuş vaziyette. Her taraf kabak pazarı. Ülkece insülin seviyesi tavan. Sokaklar zombi dolu. Zombileşememiş trafik kazası kurbanları, ters dönmüş arabadan çıkıp çocuk bahçesinde kaydırak kaymaya gelmiş. Kısaca ülke genel olarak Game of Thrones White Walkers ordusu kıvamında.

Emin olun onlar da neden bu bayramı kutladıklarını bilmiyorlardır. Araştırmacı gazeteci olarak ben bu sorunun cevabını buldum. Buyrun anlatayım.

 

 

hall-lkf-cover

 

 

M.Ö 2000 senelerinde, Celtic uygarlığının ( Kelt uygarlığı, İrlanda, İngiltere ve Fransa’nın bir kısmında yaşayan uygarlık) Pagan inanışına göre, 1 Kasım hasat zamanının bitimi olarak,  yeni yılın ilk günüymüş. Ve 31 Ekim gecesi de, bu dünya ile öbür dünyanın arasındaki duvarların iyice inceldiği bir gece olduğu için öbür dünyadan bir takım ruhlar aradan kaçıp bizim dünyaya, eve, hanım, bey, çocuklar ne yapıyor diye kontrole geliveriyorlarmış. Bu garibim Keltler de, öbür dünyadan gelen ruhları kaçırmak, kandırmak için sahillerde büyük büyük ateşler yakar, bembeyaz giyinip suratlarını siyaha boyarlarmış.

 

Şamatik Halloween gecesi

Şamatik Halloween gecesi

 

İyi de arkadaş, bu şamanik işler ortada dolaşırken kilise rahat durur mu? Bakmışlar ki bir sürü adam hortlak gibi giyinip ortalarda dolaşıyor. 6.yüzyılda Papa Boniface  hemen kıçından All Hallow’s Day ( Tüm Kutsallar Günü) diye bir şey uydurmuş, o günde de daha cennete ulaşmamış bütün ruhlar için dua etmeye başlamışlar. Maksat Pagan işlerini ortadan kaldırmak. Buyrun size Haloween. Ortalık bir güzel karışmış, marjinal pagan töreni olmuş Hristiyan dua gecesi.

16.yüzyıla gelince İrlanda ve İskoçya’da insanlar evden eve dolaşıp, hortlak modelinde kapıları çalıp şiir ve şarkı karşılığında yemek istemeye başlamışlar. Evdekiler de ruhları uzak tutsunlar diye gelenleri bir güzel doyurmuş. Herkes memnun.

Bunu duyan Hristiyanlar da hemen çocukları melek veya aziz gibi giydirip salıvermişler ortalığa. Çocuklar kapıları çalıp ev sahiplerinden soul cake (ruh pastası) alıyorlarmış. Bu pastaları hüpletip iki dua okuyunca, ortada kalan ruhlar doğru cennete ulaşıp hurilerle aleme başlıyorlarmış. Neyse ki bu ruhları cennete gönderme işi pek tutmamış, bizim melekler dua yerine fıkra anlatmaya dönmüşler.

Bu kutlamalar böyle devam ededursun, bir yandan Amerika’ya göç başlamış. Amerika’ya göç eden İrlandalılar ve İngilizler, Cadılar Bayramını yeni dünyada kutlamaya devam etmek istemişler ama gel gelelim, evden ruhları uzak tutmak için oydukları turplar Amerika’da yok. E, ellerinde ne var, yesen yiyemezesin, tatsız tuzsuz turuncu bal kabakları gırla.  Hemen almışlar bu kabakları başlamışlar oymaya. Konu komşunun da bu kutlama çok hoşuna gitmiş. Başlamışlar cümle alem Haloween kutlamaya.

Derken, 2. Dünya savaşı sırasında, Amerika’da şeker kıtlığı sırasında, evlerden yemek toplama işi şeker toplama işine dönüşmüş. Bu sayede şekerciler bayram etmiş. O gün bugündür bu dönemde şeker satış oranları senenin geri kalanını katlar hale gelmiş.

 

Nereden nereye. Bu da şimdiki Halloween

Nereden nereye. Bu da şimdiki Halloween gecesi

 

Geldik 21. Yüzyıla. Eskide turp oyan İngilizler başlamış kabak oymaya. İrlanda’da sağlıklı yemekler, kurabiyeler gitmiş avuç avuç Amerika işi şekerler gelmiş. Günümüzde çocuklardan hangisi kapı çalıp da fıkra anlatacak. Hepsinin derdi kısa yoldan köşeyi dönmek. Şimdi gidip kapıyı çalıyorlar “Trick or treat” ( oyun mu ikram mı) diye soruyorlar. Şekeri verirsen yırttın, vermezsen camlara yumurtaları yapıştırıyorlar. Cadılar Bayramı partileri desen ruh kovucu masum Keltlerden, deri vampir kıyafetindeki fetiş ablalara dönmüş vaziyete. Bizde desen o kabaklardan yok zaten, mecburen plastiğini kullanıyoruz, çocuğu şeker toplamaya göndersen siktiri yer, o yüzden gece kulüplerindeki partilerle idare ediyoruz. Bence nasıl 23 Nisanı Kutlu Doğum haftasıyla yedik, 31 Ekimi de 2 gün öne çekip İblisi kışkışlama gecesi uydurup kalan bir 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı da ilahiler okuyarak iç edebiliriz. Daha akıllarına gelmedi herhalde.

Hadi bakalım neyi kutladığınızı öğrendiniz artık,  şimdi gidin 31 Ekim’de Cadılar Bayramında şişenin dibini vurun da görelim.

Facebooktwitterpinterest

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.