Tahmini okuma süresi: 5 dakika

 

 

Oğlan okuldan geldi. Bir hafta evvel, yan sınıfın öğretmeni halt etmiş, hafta sonu etkinliği yapmış, ailelerle birlikte kampa gitmişler. Öyle olunca oğlanın öğretmeni de ne yapsın, o da aynı etkinliği organize etmek zorunda kalmış, sizin oğlan da bunun müjdesini veriyor. Hadi bakalım, ne haber patladınız mı, mecburen o kampa gidilecek.

Yeni erkek arkadaş yaptınız, adam bir aktif, bir doğa meraklısı ki sormayın. Her hafta o çayır benim, bu yayla senin, dolaşıp duruyor. Size de her hafta gel gel diyor da, bir yolunu bulup teğet geçiyorsunuz ama mazeretler bitti, eğer o hafta da yeni boyfriendle kampa gidilmezse, boyfriend gitti. Gelsin yine bekar günler.

Yani umutsuzca kampa gitmek zorunda olanlar, bu yazı sizin için…

Arkadaşlar, bakın şimdi, size ilk baştan çok önemli bir sır veriyorum. Böcekler adam yemiyor. Yani, içiniz rahat olsun, eve sağ salim döneceksiniz.

Tek tek dertlerinizi bir gözden geçirelim, ona göre başlayın kampçılığa.

Börtü, böcek:

Yeni kampa gidecek bir çaylağın en büyük korkusudur börtü böcek. Bakın, yeminle bunlar adam yemiyor. Hatta size şöyle söyleyeyim, çadır olayını bilmeyenler, genelde gidecekleri yerde ağaç veya taş ev varsa, illaki onu tercih etmek isterler. Benim güzel kardeşim, hiç düşündün mü, bu evin içindeki örümcekler, çıyanlar, çekirgeler, arılar, sivrisinekler nereden geliyor diye. Dışardan. Evin aralıklarını buluyorlar. Cumburlop içeri. Halbuki, o tırstığınız çadır var ya, onun kapısında bir fermuar var, benim diyen böcek oradan giremiyor. Yeter ki siz o fermuarı açık bırakacak kadar çaylak olmayın. Yani anlayacağınız, evde böcük olur, çadırda olmaz.

Yatacak yer:

Geldik “Yerde mi yatacağım?” derdine. Sizin erkek arkadaş dağcıysa ve 30 kiloluk çantayı sırtına yükleyip, komando gibi kayaların tepesinde hopluyorsa, o zaman size söyleyebileceğim, bu iş yürümez, yol yakınken hafta sonları maç seyreden bir erkek arkadaş bulun. Ama sizinki managalcıysa yırttınız, arabada mangalın yanına ufak bir yer açın, Migros’da bile şişme yataklar var. Onu alıyorsunuz, pilli pompasıyla şişiriyorsunuz. Hele bir de onların bir üst kaliteleri var, Decathlon’da falan da satılıyor, Tempur yatak halt etmiş, üstüne bir yattınız mı giderken kalkarsınız. Fakat çocuklu arkadaşlar! Uyarmam lazım, çocukların ne hikmetse bu yatakları trambolin olarak kullanma eğilimleri var. Gözden kaçırdınız mı, akşam zemindeki taşları ve çukurları analiz etmeniz kaçınılmaz.

290228

Kamp için yapılmış hava yatakları

Çadırın ısısı:

“Çadır çok sıcak olur, gece çok soğuk olur, kıçımız donar” mevzuları.. Gidip de çadırı mal gibi açık alana kurarsan, sabah altıda yılbaşı hindisi gibi pişersin tabii. Ondaki üçkağıt, akşamdan pusulanı çıkaracaksın ve gölge yapacak bir ağacı doğunda bırakacak şekilde zulaya yatacaksın. Sabah güneş doğduğunda bayağı bir süre o ağacın gölgesinde püfür püfür takılacaksın. Soğuk olurun çaresi daha kolay, çadırı alırken kendinize bir de uyku tulumu alacaksınız, içine girip fermuarı burnunuza kadar çekeceksiniz, o zaman üşümüyorsunuz. Fakat burada dikkat etmek gereken şey, eğer gerçekten soğuk bir zamanda kamp yapıyorsanız, daha amatör olarak satılan ucuz uyku tulumları işe yaramaz. Bir outdoor mağazasından adam gibi bir uyku tulumu almanız gerekiyor.

Yağmur:

Yağmur olayına hiç girmiyorum. Kampa gitmeden evvel hava durumuna baktığınızda yağmur gösteriyorsa, anında yan çizeceğiniz için ona gerek yok. Ama çok merak ediyorsanız, yeni çadırların en ucuzu bile su geçirmiyor. Islanma diye birşey yok.

Yabani Hayvanlar:

“Tamam börtü böcek girmiyor da, yabani hayvanlarla nasıl başa çıkacağız? Ayı, domuz, kurt bizi yer mi?” Söylüyorum. Domuz otobur yemez. Kurt yer, ama Allahın yaz sıcağında kurt sizi yiyorsa, sizin ailede bir bedevilik var, geriye bakmak lazım. Ayı için bir şey diyemeyeceğim, onlar iyi armut yiyor diye biliyorum. Siz yine de işi garantiye almak istiyorsanız, yemeklerinizi ve çöplerinizi çadırdan uzak bir yerde tutun. Çünkü bu arkadaşlar gelirlerse aslında sizi değil, sizin yemekleri yemeğe geliyor olacaklardır. O yüzden yemekler ve çöpleri arabanın içinde, eğer araba yoksa çadıra uzak tutarsanız, gelseler bile ruhunuz duymaz. Ben bunca zamandır kamp yapıyorum, sadece bir kere çadırın etrafına domuz gelmiş, benim homurtularım onlarınkine karıştığı için duymadık bile.

boar

Tuvalet:

Şimdiiii, asıl geldik zurnanın zırt dediği yere. Tuvalet işini ne yapacaksınız? Hemen söyleyeyim. Suyla mısır yemeyeceksiniz. Efendime söyleyeyim, 2 taneden fazla incir yemeyeceksiniz. Vejetaryen da olsanız et yiyeceksiniz ki içerde bir betonlaşma vuku bulsun. Yok öyle zırt pırt tuvalete gitmek falan. Evde bir yapıcan, sonra eve dönünce koştura koştura ilk iş tuvalet. Beceremediniz mi? O zaman yanınıza bol bol bebek ıslak mendili ile birlikte bir ağaç altına. Atalarımızın hissiyatlarını bir tecrübe edin bakalım derim ben. Ama o bebek bezlerini doğaya bırakmak yok. Güzelce toplayıp, torbanıza atıp evdeki çöpe götürmeyecekseniz hiç kampa çıkmayın, hak etmiyorsunuz.

Bir mahlukat tarafından yenilmeyeceğinizi öğrendiğinize göre, bir de yanınıza almayı unutmamanız gereken birkaç şeyi size söyleyeyim.

  • Kafa feneri: İlk defa kampa gidiyorsanız ve para harcamak istemiyorsanız el feneri de iş görür ama bir erkek olarak karanlıkla tuvalete gidince çok işe yarıyor.
  • Polar veya kazak: Gündüz 40 derece de olsa, gece ne olacağı belli olmaz. İllaki yanınıza ısıtıcı bir kıyafet alın.
  • Çakmak, kibrit: Sigara içiyorsanız zaten yanınızda vardır da, içmeyen bir grupsanız hava karardı mı mal mal birbirinize bakarsınız, ne kamp ateşi yakabilir, ne yemek pişirebilirsiniz. Çok büyük ihtimalle en yakın bakkal da 20-30 km uzakta olacağı için kampınızın içine edilir, bir daha da sittin sene kamp mamp yapmazsınız.
  • Sinek kovucu: Her ne kadar böcükler sizi çadırın içinde yemiyor olsalar da, sineklerin dışarıda otururken sizi yemeyeceğinin garantisi yok. Siz iyisi mi yanınıza bir sinek kovucu alın.
  • Çok işlevli çakı: Genel olarak pek bir işe yaramıyor ama havası var, siz de bir tane edinin, yanınıza alın, acayip kampçıymışsınız gibi takılır, havaya girersiniz.

Bütün bu bilgileri öğredikten sonra kampa gittiniz mi, emin olun ondan sonra senede en az 2-3 kamp garanti 😉

Facebooktwitterpinterest

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
Barkod Etiketi üretimi yapan firmaların işi ciddi bir iştir. Bu anlamda sizin de hangi firmayla çalışma yatığınız çok büyük önem taşır. Kullanım alanı sınırsızdır. Her alanda ve her sektörde bu etiketlere ihtiyaç duyulur. Etiket çeşitleri ve Barkod etiketleri, seri üretimle hazırlanmaktadır. Etiketler ahşap, plastik, metal ya da cam gibi ambalajlı ürünlerin üzerilerine ugulanır.