Tahmini okuma süresi: 7 dakika

 

Zaman ne kadar hızlı geçiyor be yahu. Üniversitedeyken, üniversiteler arası kayak yarışları için, her sene giderdik Kayseri Erciyes’e. Hatta birkaç arkadaşımız kayak diye gidip, hayatlarının sevgilisini buldu, bazıları bulduğunu zannetti ama sonra tekmeyi yedi, bulanlar üstüne evlendi çocukları oldu, hatta o çocuklar da TEOG mudur nedir, daha bizim başımıza gelmesine var, baş belası bir sınava hazırlanıyorlar bu sene, hepsi zamanında öğrendiğimiz saçma sapan bilgileri çocuklarıyla birlikte yeniden öğreniyorlar.

Vay be en son gideli beri 22-23 sene olmuş. O zamanlar bir karayollarının, bir de beden terbiyesinin tesisi vardı. Sene 90’ların başları, bizim saçlar uzun, bizi gören dağdaki ahali emin olamıyor bir türlü. Hani kızlardan hoşlanan cins miyiz, yoksa sevgimizi kankalardan yana mı kullanıyoruz diye? Hele bir de küpe, müpe taksak damgalanacağız. Ayrıca, öyle içki miçki hak getire, bavullar tepeleme içki dolu. Giderken o gülle gibi olan bavullar, eve dönüşte tüy siklet. O içkileri içecek rahat bir yer de yok ki. Odalara 20 kişi doluşup da içtiğimiz için, havasızlıktan içki çabuk vuruyor, sonra kimin ne yapacağı belli olmuyor, birisi abuk bir şeye kızıp yangın söndürücüyü etrafa sıkıyor, banyodaki diş fırçalarının tellerinden bile toz çıkıyor. Sonra garibim görevli gelip de ne oldu burada diye sorduğunda, “OMO patladı” deyince de, nasıl bir saflıksa, inanıp gidiyor. Ulan biz Erciyes’e çamaşır yıkamaya mı geldik kardeşim, neyin kafası bu. Çalan müzik de Purple Rain. Yani böyle bir ortamdı işte Erciyes, anlayın durumu.

Koskoca dağda bir tek lift, o da yarı bozuk.  Tek kişilik koltuklarla 25 dakikada yukarı çıkıyorsun. Bir rüzgar esiyor, telesiyejin halatı atmasın diye kapatıyorlar, 50 dakika -20 derecede kalıp buz haline geliyorsun, çözülünceye kadar gün bitiyor zaten. Yukarı çıkarken de mümkünse aşağıya bakma, çünkü her 100 -150 metrede bir kopup aşağı düşmüş, karın içine gömülmüş bir koltuk, yanında da çeşitli tanımsız koca koca hayvan ayak izleri görüyorsun. Bildiğin tarih öncesi gerilim filmi. İstasyonlar arasında da öyle telsiz, telefon gibi gelişmiş uzay sistemleri yok, hani koltuk düşerse, daha çok avazı çıktığı kadar bağırma gibi mağara devri sistemiyle haberleşme mevcut. Eğer aşağıdaki duymazsa, karın üstünde hazır, ayakkabıları da üzerine takılı, kayaklar bekliyor. Abim hemen Mekaplarını çıkarıp, (Gençler siz bilmezsiniz şimdi, Mekap tarih öncesi Türk lastik ayakkabı markasıdır), çıplak, çorapsız ayaklarını kayağın üzerindeki ayakkabılara geçirip kendini aşağı salıyor.

Nereden, nereye…

25 seneyi daha tam devirmeden, bu sene tekrar bir Erciyes’e gittik. O ne yahu, Türkiye sınırları içinde bir ileri gitmiş yer orası, hayretler içinde kaldım. Bütün her yer geriye, Abdullah Gül’ün memleket, bildiğin çağ atlamış.

20170207_113040

Oteller bölgesinde sis varken, liftlerle yukarı çıktığınızda bulutların üstünde açık havada kayak yapabiliyorsunuz

Bir kere ulaşımla başlayalım.

Bizim zamanın tecrübesi şudur. Cep değil ama araç telefonu mevcut. Biz otobüsle yolda kalmışız. Bütün yolcu erkekler dışarıda iki katlı otobüs itiyor. Daha doğrusu ittiğini zannediyor, telefon çalıyor, otobüs şirketinden arıyorlar, neredesiniz diye, şoför bir yandan pati çekiyor, bir yandan yoldayız, geliyoruz diyor. Yolculuk 12-15 saat sürüyor. Şimdi günde bir sürü uçak, hem de nispeten ucuz. Yolculuk 1 saat 10 dakika.

Havaalanından kayak merkezine çıkmak, otellerin servisiyle olabiliyor ve iki gidiş, iki geliş toplam emniyet şeritleriyle birlikte 6 şeritlik yollardan 20 dakika. Öyle virajlı mirajlı bir yoldan da değil.

O tarih öncesinden kalma, Karayolları, DSİ, Beden Terbiyesi binaları yok olmuş, yerine kaliteli birçok otel. Bunların içinde Mirada, Ramada gibi oteller de var.  Otellerin çoğu her şey dahil, haliyle içki de mevcut, iç ne kadar içebilirsen. Fakat, akşamları eller havaya alemleri pek beklemeyin, otellerde efendi efendi oturulup, 12’yi geçirmeden güzellik uykusuna yatılıyor.

Liftler zaten coşmuş. O bir tane Rus ruleti gibi olan lift gitmiş, dağın her tarafına çeşit çeşit liftler yerleştirilmiş. Bunların içinde gondollar, yukarı çıkarken poponuz sıcak olsun diye, popo ısıtmalı 6 kişilik telesiyejler, rüzgârdan korumalı liftler falan ne ararsan var.

Yani kısaca çok gidilesi bir yer olmuş.

20170207_150932

Yazının bundan sonrasını, sadece kayakçılar için daha teknik olarak hazırlandı. İlgilenmeyenler burada sonlandırabilir, bilginize.

 

ERCİYES KAYAK REHBERİ

Erciyes volkanik bir dağ olduğu için genel olarak çıplak, hiç ağaç, bitki yok. O yüzden de off pist imkanı çok fazla. Çeşitli doğal half pipe’lar tam snowboardculara göre. Bizim bulunduğumuz zamanda karın çok olmamasından dolayı taşlar çıkmıştı ancak karın bol olduğu zamanlarda bol karda snowboard kayılabilecek bir çok pist dışı alan mevcut.

Ayrıca Develi bölgesinde snwobaordcular için bir snowpark var. Hava atmak isteyenler orada hoplayıp zıplıyorlar.

Erciyes’in pist haritasında ayrıca Snow kite (Uçurtma kayağı) için ayrılmış bir bölge var, inanmayacaksınız yapanı da gördüm. Kite surf’ün uçurtması ile snowboard yapıyorlardı. O ikisi birleşince oldu sana snow kite. Burada uçurtmayla kayak yapılıyor ne demek? Erciyes’de rüzgar esti mi, bayağı esiyor demek. Yani hava her zaman güllük gülistanlık değil. 2 ayrı kar motosikleti pisti, bir buz pateni pisti, bir nordik ski pisti ve bir de heli ski alanı da haritada gözüküyor ancak ben bunlarla ilgili bir iz göremedim. Herhalde zaman içinde talep olursa yapılacak olan şeyler bunlar.

Burada, ayrıca Avrupa’nın birçok kayak merkezinde de yapıldığı gibi yaz sezonu için bir bisiklet parkı yapılmış ve burada downhill bisiklet yarışları düzenleniyormuş Bunlardan ilki Eylül 2016’da düzenlenen Salcano Bisiklet Günleri.

Bisikletinizle birlikte Tekirkapı’daki Gondollardan yukarı çıkıp parktan aşağıya inebiliyorsunuz. Bayağı hoplamalı zıplamalı bir bisiklet parkuru var burada.

Ayrıca yine yaz için, binicilik sahası, trekking parkurları da var. Tekir Kapı’da ve Hacılar’da bayağı büyük iki tırmanma duvarı da yukarı doğru yükseliyor. Bir eksik çim kayağı ama belki o da arazi yapısından olmuyordur.

Pistler

Pistleri size biraz detaylı tanıtmak istiyorum, çünkü genelde bir kayak merkezinin pist haritalarına baktığınızda birçok farklı pist alternatifleri görürsünüz, fakat oraya gittiğinizde ya kar yoktur, ya hava muhalefeti dolayısıyla veya yeterli müşteri olmadığı için bir çok pist açık değildir. Bu durum burada da var, o yüzden ilk önce nerede ne pist var,  kime göre, genelde pistler açık mı, değil mi onları bir açıklayalım.

mappist

Haritanın daha büyüğü için tıklayabilirsiniz. TIKKKK

Erciyes’de 4 farklı bölgede pistler bulunuyor ve bu pist bölgeleri arasında geçişler mevcut olduğu için bir bölgeden diğerine gitmek oldukça basit.

Maalesef çok yeni başlayanlar için olan pistler, orta bilen ve üstü bilenler için olan pistlerden az. Sık kullanılan 5 adet mavi pist varken, bu pistlerden 2 tanesine gidebilmek için kırmızı pistlerden geçmeniz gerekiyor. Bu da yeni başlayan bir kayakçı için stres ortamı oluşturabiliyor.

Merkezde en çok kullanılan mavi pistler: 11, 13 ve 16 nolu pistler.

Fakat bunun yanında,  kayak ve snowboardu yaparım ben, diyen orta ve ileri seviye kayakçılar için gerçekten çok iyi pistler var Erciyes’te. Benim en büyük sorunum gittiğim kayak merkezlerinde yeteri kadar beni tatmin edecek ileri seviye pist bulamamak olduğu için burada rahat ettim.

Merkezin en çok kullanılan kırmızı pistleri: 15,9,10,18

Siyah pistlere zirveye yakın 8 no’lu liftle çıkılıyor, fakat bizim olduğumuz dönemde kar çok fazla olmadığı için pistler kapalıydı. Fakat bence kar olsa da o pistleri sürekli açık tutmazlar. Pistler bayağı dik,  o yüzden fazla müşterisi olmaz. Pistler yarış pisti kıvamında, o yüzden ancak yarış olduğu zaman açarlar o pistleri. Örneğin geçen sene, Dünya snowboard şampiyonasının bir ayağı burada olmuş.

20170207_105411

Zirveden aşağı inen siyah pistler

Buranın merkez noktası Tekir Kapı. Uludağ’ı bilenler için, Tekir Kapı Uludağ’ın Beceren’i. Ne kadar kafe, kayak kiralama yeri v.s. varsa, hepsi burada. Kızak alanı, yeni başlayanlar pisti, hatta bir tırmanma duvarı bile var burada. Kayağa gelenler ilk önce buraya gelip, dağa buradan dağılıyorlar. Buranın ana lifti de Gondol. 8-10 kişilik Gondollarla yukarı çıkabiliyorsunuz. Liftlerde sıra da pek olmadığı için beklemiyorsunuz.

Develi Kapı yeni açılmış bir bölge ve genel olarak pistleri de sürekli açık.  Hisarcı Kapı ise otellerin olduğu bölgeye biraz uzak kaldığı için zaman zaman kapalı olabiliyormuş. Hisarcı bölgesine 11’no lu pistten rahatça geçiş yapabiliyorsunuz, fakat buradan Tekir Kapı bölgesine geri dönmek için ise kırmızı bir pistten geçmeniz gerekiyor.

Ayrıca merkezde otellere en uzak bölgede kalan Hacılar Kapı bölgesi var. Buraya uzun bir liftle geçiş yapılabiliyor, fakat o lift de pek açık değil. İllaki gideceğim derseniz, o taraftaki pistlere arabayla gitmeniz gerekiyor.

Liftlerin tamamı Kayseri Belediyesi’ne ait. O yüzden aldığınız bir biletle bütün pistlerden kayabiliyorsunuz.

Ski pass ücretlerine gelince: (1EU = 4 TL)

1 günlük limitsiz skipass : 70 TL (eğer otelde kalıyorsanız otelden 35 TL ye alabiliyorsunuz)

7 çıkış : 45 TL

1 çıkış: 10 TL

Burada şöyle bir gariplik var. Ben bir gün 5 saat boyunca aralıksız kaydım. 3km’den uzun pistlerden hiç ara vermeden indim. Arada çay, kahve molası bile vermedim, ve gün içinde ancak toplam 9 çıkış yapabildim. Yani uzun pistlerden kayarak günde 7 çıkıştan fazla yapmak neredeyse imkansız.  70 TL verip günlük skipass ancak gondolun olduğu kolay pistten kayarsanız kârlı oluyor ,çünkü orası nispeten kısa ama her taraf kamikaze kaynıyor. Bok yoluna niyazi olma şansınız bayağı yüksek.. O yüzden az biliyorsanız, iyisi mi Develi’nin orada kayın. Hem o pistlerin altında yeni, Magna Hoteli açılmış, buzdan Absolut barı, ciks bir bistrosu falan var.. İstanbul ortamlarını aratmıyor. Şehirden kopmaya alışamayanlar için mükemmel bir yer, hesabı öderken de şehri unutmuyorsun.. Şehirde ne kaç paraydı, hemen hatırlıyorsun..

Kayak kirasına gelince, genel olarak bütün ekipmanlar yeni ve az kullanılmış. Ana merkezde bir çok kayak kiralayan yer var ve takımı günlük 35 TL. Ayrıca sadece kayak takımı değil ne isterseniz kiralayabiliyorsunuz. Pantolon, eldiven, kask. Lazım olan her şey. Yani giderken oyum yok, buyum yok diye dert etmenize gerek yok..

Burada ders almak istiyorsanız da, müracaat Snow Academia, Erciyes’in tek yetkili kayak okulu.. Hem özel ders alabiliyorsunuz, hem de isterseniz, talep varsa grup derslerine katılabiliyorsunuz. Özel dersin fiyatı 170 TL.-

Ben bu sene gittim Erciyes’e, seneye tekrar gider miyim? Kesin…

Bu yazımızın soundtrack şarkısı PURPLE RAIN – Prince (Ne alaka diyeceksiniz ama emin olun okuyan bir çok kişi demeyecek 😉 )

 

Facebooktwitterpinterest

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.