Tahmini okuma süresi: 3 dakika

Bir kere, her şeyden önce neredeyiz onu bir anlatmak lazım. Biz, Çanakkale’nin dibinde ama buradakilerin bile Çanakkale’de miyiz yoksa Balıkesir’de mi tam karar veremedikleri, fakat saygıdeğer devlet büyüklerimizin “Siz Çanakkale’desiniz” diye karar verdikleri, en yakın komşumuzun Balıkesir’e bağlı olduğu, tabelalarında “Ege’nin başladığı yer” yazan, fakat boğaza hayli uzak olan, küçük bir balıkçı kasabası değil, beton binaların adedine baktın mı büyük bir tatil kasabası diyebileceğiniz, Küçükkuyu beldemizdeyiz. Fakat beldemiz bir hayli betonken, biz zaten betondan kaçmışız, eh haliyle öyle bir yerde oturmak gibi bir niyetimiz olmadığı için de, Küçükkuyu’dan yukarıya 3 kilometre sardın mı (burdakiler öyle diyor), çıkabileceğiniz, Adatepe köyündeyiz.

Adatepe, eski bir Rum köyü. O yüzden geleneksel Türk mimarisi olan sıvasız tuğla duvarlar üzeri beton filizlerin bırakıldığı tarihi betonarme binalar yerine, taş evlerin bulunduğu, hatta sit alanı olarak da ilan edilmiş olan kendi halinde bir köycük. Köycük diyorum, çünkü burada oturan neredeyse hiç yerel kişi kalmamışken, taş ev, dar sokak büyüsüne kapılmış şehirli arkadaşlar buradan evleri kapatıp, ev fiyatlarını Etiler seviyesine çektikten sonra, evlerini kendilerine göre restore edip, senede iki hafta bilemedin üç hafta kalıp şehre geri döndüklerinden, köyde sürekli kalan pek yok. En son seçimlerde oy verenlerin sayısı yirmi mi ne.

20141227_130303

 

 

En muhteşem(!) zamanı da bayramlar. Aşağıda Küçükkuyu trafiği Bağdat Caddesi’ni aratmıyorken, köyün namını duyup yukarı kaçan turistler, her yerde.. Akrep çıkar diye uzak durduğun taşın altından turist çıkıyor, Allah inandırsın. “Anneeee bak keçiiii!” diye, keçilerin yanında poz verip fotoğraf çektiren çocuklar mı ararsın, tam kahvaltıya oturmuşsun, zeytini yutucan, oradan “ Afiyet olsun, afiyet olsunnn, günaydınnn, merhabalar! Zeytinler sizin bahçeden mi?” diye sırıtan bir amca mı ararsın. Hepsi var. Yok yok. Hatta geçen bayram arkadaş evindeki avluda uyuyor, bir gözünü açıyor adamın teki yanı başında buna sırıtıyor. Bizim burası bir film seti, biz de Universal stüdyolarında figüranlık yapıyoruz, anlayacağınız.

Ama el ayak çekilince, akşam karanlık çöktüğünde bir duyduğunuz, Mayıs ayında bülbül sesleri, Kasım ayında yabani domuz mörklemesi (bu tabiri ben buldum). Başka tıs yok. O zaman o dar sokaklar, taş evler ortaya çıkıyor, insanın ruhunu değiştiriyor.

 

Adatepe’de oturuyoruz demek, sadece bu köydeyiz, bütün şehirden kaçan herkes de bu köyde demek değil. Biz şehirden, sistemden kaçmışlar bu civarda her yerdeyiz. Adatepe, Bahçedere, Çetmibaşı, Yeşilyurt, Küçükçetmi, v.s. Var bir sürü köy burada. Kimisi dışarıya çok açık, kimisi kendi içine daha kapalı ama herkes birbirine saygılı, birbirinin yardımına koşan, inanın İstanbul’dan, Ankara’dan çok daha medeni bir şekilde hep birlikte yaşayabiliyoruz. Hem bizim film setinden farklı olarak, insanlar gerçekten çobanlık yapıyor, zeytinlikleri var çiftçilik yapıyor. Boş zamanlarında erkekler ava gidiyor, kadınlar salça pişiriyor. Herkes akşam üstü kahvede toplanıyor. Bazı köylerde gündüz vakti kahveyi kadınlar dolduruyor, erkekler herhalde evde çorba pişiriyor, onu bilemem artık.

Ayrıca da bizim köylerimizin neredeyse hiç birinde binalar Geleneksel Türk mimarisinin temel özelliklerini taşımıyor. 😉

20141227_115955

Facebooktwitterpinterest

İlgili Yazılar

1 Yorum

  1. Bernev Özgüder

    Ben o taraflara gelirken her sene dağdan inerken sağdaki Nusratlı’da gözüm kalır… Kısmet 🙂
    Siz de ne iyi yapmışsınız. Huzurunuz daim olsun.

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
Barkod Etiketi üretimi yapan firmaların işi ciddi bir iştir. Bu anlamda sizin de hangi firmayla çalışma yatığınız çok büyük önem taşır. Kullanım alanı sınırsızdır. Her alanda ve her sektörde bu etiketlere ihtiyaç duyulur. Etiket çeşitleri ve Barkod etiketleri, seri üretimle hazırlanmaktadır. Etiketler ahşap, plastik, metal ya da cam gibi ambalajlı ürünlerin üzerilerine ugulanır.
Botoks esas olarak ciltte kırışık azaltmak amacıyla çok yaygın kullanılmaktadır ve tehlikeli bir yan etkisi bilinmemektedir. Mide botoksu uygulaması ise standart bir endoskopik işlem olduğundan literatürde bildirilmiş önemli bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı olanlar ve botoksa karşı alerjisi olan kişilerde işlemin uygulanması uygun değildir. Botoks işlemleri genel olarak estetik operasyonlarda, ciltteki kırışıklıkları azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu noktada hem estetik, hem de obezite tedavisi amaçlı yapılan botoks uygulamalarının uygun hastalara yapıldığında bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı yaşayan, botoks alerjisi olduğunu düşünen ve gastrit, ülser vb. mide rahatsızlığı olan hastalar durumlarının hekimlerine belirtmeli ve gerekli tetkiklerin yapıldığına dikkat etmelidir. Bunun yanı sıra hastaların botoks uygulaması yaptırırken tecrübeli bir hekim ve tam donanımlı bir hastane tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır.

Nasıl uygulanır?

Anestezi Hekimi eşliğinde endoskopik yöntemle kesisiz olarak mideye ulaşılır ve mide içerisinde ortalama 20 noktaya yapılan Botulinum toksini sayesinde uzun açlık süresi, geç acıkma, iştah kontrolü ve çabuk doyma gibi etkiler kazandırılan hasta hızla kilo verir.

İşlem endoskopik yolla, ameliyat riskine girmeden ve özel bir hazırlığa gerek duyulmadan yapılabilmekte ve 10-15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanabilmektedir. 1-2 saat sonra kişi sosyal yaşantısına dönebilir.

Mide botoksu sonrasında nelere dikkat etmek gerekir?

Fastfood gibi hızlı tüketilen gıdalar, asitli içecekler tüketilmesi zararlıdır. Botoks uygulanan hastalar daha geç acıkmakta, daha az porsiyonlarla doymakta, daha erken tokluk hissetmektedir.

Mide Botoksu Kimler için Uygundur?

Mide botoksu aslında kilo vermek isteyen herkese uygulanabilir. Bu işlem bir ameliyat değildir. Ancak hasta seçimi önemlidir. Vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan ve ameliyat ile başarı elde edilebilecek hastalarda mide botoksunun çok faydalı olmayacağını söylemek gerekir. Bu noktada fazla kiloları olan ama ameliyat edilecek kadar da obez olmayan ve kilo vermek isteyen hastalar ideal hasta grubunu oluşturur. Midesinde ülser veya gasrit olan hastalarda ise öncelikle bu hastalıkların uygun tedavisi gerçekleştirildikten sonra mide botoksu uygulanabilir.