Tahmini okuma süresi: 2 dakika

Bazen düşünüyorum, Kazdağları’nı, doğayı çok sevdiğimiz için mi İstanbul’u terk etme kararı aldık, yoksa İstanbul artık yaşanılacak bir yer olmaktan çıktığı, orada yaşamaya dayanamadığımız için mi?

Kesinlikle ikincisi. Ama, tabii herkes kendisi için konuşmalı. Ben artık dayanamıyorum arkadaş İstanbul’a… Sevmiyorum değil İstanbul’u. Yani, yeşilin içinde hayat enerjimi bir üst seviyeye çıkardım, oksijenle kafa buluyorum, manyağım, kışın üşümeyi, yazın ense terini seviyorum diye değil, hele sobayla yüzümün pancar, kıçımın kokteyl buzu kıvamında olması küçüklüğümden beri hayalim hiç değil.

Arkadaşlarımın çoğu, sülalem İstanbul’da, alışık olduğum iş, gece alemleri, gündüz alemleri, müze, mağaza ne ararsan, doğduğum yer olan İstanbul’da.. Bütün bunlar İstanbul’da da huzur var mı huzur? İşte o bayağı bir süredir yok… Millet birbirini boğazlayacak da uzatmaları oynuyor, sokakta boğazlayamıyor diye facebook’da, twitter’da boğazına yapışıyor diğerinin. Ulan arada bir metroya bineyim desem, çöldeki kutup ayısı hesabı, acaba bir bomba patlar mı korkusu insanın aklına illâ ki bir geliyor, sonra gitmiyor da o korku, yiğitliğe sürdürmüyorsun işte. Biniyorsun Rus ruletinin mega versiyonu olarak. Haa, o korkuyu buraya çevirirsen ne olur, Sivaslı, Ege efesi bir kangal, bisiklete binerken kapar poponu… İki olasılığı karşı karşıya koyduğunda sizi bilmem, benim gözüm kangalı kesiyor, Rus ruletiyle aram pek yok.

Ne anlatayım arkadaş size orada öyle burada böyle diye… Zaten orayı biliyorsunuz, bazınız mazoşist, ” Ohh yeahhh! Hadi bir daha, bir daha, kamçıla beni, İstanbul’um!” ,  diyor, bazınız “Baba! İdolümsün, ne de güzel bir şey yaptınız, biz de geliyoruz peşinizden” diyor, bir kısmı da ” Biz de istiyoruz ama, işte yani, hani, ah şu durumlar böyle olsa, üstüne de 1 milyon para olsa, bir de Acıbadem Hastanesi’nin şubesi olsa, yanında da Doğa Koleji olsa, işi de oradan yapabilecek olsam kesin gelicem” diyor.. Yani o kadar talep olup da, hal böyle olunca, ben de dedim ki, merak edenlere bir rehber olsun, baştan kötüledim popom donuyor diye (haliyle kışa giriyoruz), ama neden burası; nasıl oluyor da oluyor bu şehirden kaçmış manyakların hayatı; şehirdeki işini hiç mi yapamıyorsun buradan, bir anlatayım dedim. İnsan,”Ohh be doğada, mis gibi oksijende, organik olarak sağlıklı sağlıklı yaşayayıp ömrüme ömür katıyorum” diyerek sigarasından tam bir nefes aldığı sırada, kafam kadar örümcek masanın üstüne düşünce, yeni arkadaşınızla nasıl bir ilişki içine gireceğinizi bilmeniz, bunun neticesinde, ulan İstanbul’da en azından börtü böcek yoktu gözünü seveyim, demeden önce bilmeniz;  burada ne yapılır, nasıl  yapılır; ne yenir, ne içilir, buranın Lucca’sı neresi, İstinye Park’ı neresidir,  bir paylaşayım da meraklar giderilsin, isteyen komşu gelsin, istemeyen işten eve 3 saatte dönsün diye girdik böyle dijital ortamın derinliklerine bakalım. Tabii sırf vatana, millete hayır olsun diye değil, aynı zamanda, kendimize de bir arşiv, anı olsun; arada okur okur güleriz diye başladık bakalım Mor Tepe’ye.

 

Facebooktwitterpinterest

İlgili Yazılar

1 Yorum

  1. Yücel Saner

    Çok güzel yazmışsın Burcu, en içten en derinden. Yeni hayatınız yaşam sartlarınız değişikte olsa bilhassa Riva için çok değerli bir karar. Her şeyler gönlünüzce olsun. Mutlu günler dilerim.

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
Barkod Etiketi üretimi yapan firmaların işi ciddi bir iştir. Bu anlamda sizin de hangi firmayla çalışma yatığınız çok büyük önem taşır. Kullanım alanı sınırsızdır. Her alanda ve her sektörde bu etiketlere ihtiyaç duyulur. Etiket çeşitleri ve Barkod etiketleri, seri üretimle hazırlanmaktadır. Etiketler ahşap, plastik, metal ya da cam gibi ambalajlı ürünlerin üzerilerine ugulanır.
Botoks esas olarak ciltte kırışık azaltmak amacıyla çok yaygın kullanılmaktadır ve tehlikeli bir yan etkisi bilinmemektedir. Mide botoksu uygulaması ise standart bir endoskopik işlem olduğundan literatürde bildirilmiş önemli bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı olanlar ve botoksa karşı alerjisi olan kişilerde işlemin uygulanması uygun değildir. Botoks işlemleri genel olarak estetik operasyonlarda, ciltteki kırışıklıkları azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu noktada hem estetik, hem de obezite tedavisi amaçlı yapılan botoks uygulamalarının uygun hastalara yapıldığında bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı yaşayan, botoks alerjisi olduğunu düşünen ve gastrit, ülser vb. mide rahatsızlığı olan hastalar durumlarının hekimlerine belirtmeli ve gerekli tetkiklerin yapıldığına dikkat etmelidir. Bunun yanı sıra hastaların botoks uygulaması yaptırırken tecrübeli bir hekim ve tam donanımlı bir hastane tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır.

Nasıl uygulanır?

Anestezi Hekimi eşliğinde endoskopik yöntemle kesisiz olarak mideye ulaşılır ve mide içerisinde ortalama 20 noktaya yapılan Botulinum toksini sayesinde uzun açlık süresi, geç acıkma, iştah kontrolü ve çabuk doyma gibi etkiler kazandırılan hasta hızla kilo verir.

İşlem endoskopik yolla, ameliyat riskine girmeden ve özel bir hazırlığa gerek duyulmadan yapılabilmekte ve 10-15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanabilmektedir. 1-2 saat sonra kişi sosyal yaşantısına dönebilir.

Mide botoksu sonrasında nelere dikkat etmek gerekir?

Fastfood gibi hızlı tüketilen gıdalar, asitli içecekler tüketilmesi zararlıdır. Botoks uygulanan hastalar daha geç acıkmakta, daha az porsiyonlarla doymakta, daha erken tokluk hissetmektedir.

Mide Botoksu Kimler için Uygundur?

Mide botoksu aslında kilo vermek isteyen herkese uygulanabilir. Bu işlem bir ameliyat değildir. Ancak hasta seçimi önemlidir. Vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan ve ameliyat ile başarı elde edilebilecek hastalarda mide botoksunun çok faydalı olmayacağını söylemek gerekir. Bu noktada fazla kiloları olan ama ameliyat edilecek kadar da obez olmayan ve kilo vermek isteyen hastalar ideal hasta grubunu oluşturur. Midesinde ülser veya gasrit olan hastalarda ise öncelikle bu hastalıkların uygun tedavisi gerçekleştirildikten sonra mide botoksu uygulanabilir.